Manşet
Home / Makaleler / Diyabet ve Egzersiz

Diyabet ve Egzersiz

Diyabet, insülin duyarlılığının azalması ya da pankreasın beta hücreleri tarafından salınan insülinin azalması ile karakterizedir. Diyabet, yağ, protein, karbonhidrat metabolizmasında anormalliklere sebep olur ve eğer tedavi edilmezse ölümcül olabilir. Diyabetin başlangıç aşamasında hastalıkla ilgili belirgin semptomları her zaman görmek mümkün olmayabilir.

Diyabeti olan kişiler, böbrek yetmezliği, sinir bozuklukları, göz problemleri ve kalp hastalıkları da dahil olmak üzere birçok sayıda hastalık bakımından daha fazla risk altındadırlar, öyle ki; hastalığın ilerlemesi muhtemelen iki ya da dört kat daha fazladır.

Uzun süreli ve sık yükselen kan şekeri kılcal damarlara zarar verebilir, zayıf sirkülasyona liderlik eden bu durum mikroanjiyopati olarak adlandırılır. Ayrıca, diyabeti olan kişiler, kalıcı sinir hasarı için daha fazla risk altındadırlar.

Diyabetin iki ana tipi vardır.Tip 1 diyabet; pankreasta insülin üreten beta hücrelerinin tahrip olması sonucu ortaya çıka, ki bu durum az insülin salgılanmasına ya da hiç salgılanmamasına öncülük eder. Tip 1 diyabet genellikle çocukluk döneminde ortaya çıkar ve kan glikoz seviyesini düzene oturtmak için düzenli insülin iğnesi yapılması gerekir.

Tip 1 diyabetin tipik belirtileri: aşırı susuzluk ve açlık, sık idrara çıkma, vücut ağırlığında kayıp, bulanık görme, tekrar eden enfeksiyonlardır. İnsülin eksikliği dönemleri süresince, kandan glikozun alınarak kas ve karaciğerde glikojen olarak depolanmasının azalmasından dolayı kandaki glikoz düzeyi normal seviyenin daha üstünde olur. Susuzluğun, iştahın ve vücut ağırlık kaybının artmasına yol açan fazla glikozun bir kısmı idrarla atılır. Yüksek kan şekeri seviyesinin kronikleşmiş durumu hiperglisemi olarak bilinir.

Tip 2 diyabet; diyabetlerin en yaygın formu olup, diyabetik hastaların %90’nı bu kapsamdadır. Genellikle fazla kilolu yetişkinlerde görülür ve mevcut olan insülin için, insülin hedef hücrelerinin hassasiyetinin azaltılması ile karakterize edilen bu duru, insülin direnci olarak adlandırılır.

İnsülin direnci, vücudun kendi insülinini verimli kullanamadığı durumdur. Amerika Birleşik Devletleri‘nde yaklaşık olarak 60 milyon insanı etkilemekte olup, her dört kişiden birinde Tip 2 diyabet gelişmektedir.  Ne yazık ki, tip 2 diyabet teşhisi konulan çocukların sayısı da hızla artmaktadır.

Çok net rakamlar ülkemizde olmadığı için yapılan araştırmalar sonucu ABD örneği verilmiş olsa da rakamlar ülkemizde de oran olarak aynı düzeylerde seyretmektedir. Tip 2 diyabetli bazı insanlar, diyabette görülen klasik semptomlardan her hangi birini asla göstermezler. Tedavisi genellikle diyet değişikliği de dahil olmak üzere, ilaç tedavisi ve egzersiz terapileri şeklindedir.

Tip 2 diyabet, artmış yağ ve protein katabolizması olmaksızın sıklıkla hiperglisemi görülmesi ile karakterizedir. Çünkü tip 2 diyabetik kişilerinin %75’i obezdir ya da obezite geçmişi vardır. Genellikle bu durumun vücut ağırlığında ki azalma ile düzelebileceğini bilmek çok önemlidir.

Etkili Diyabet Kontrolü

Kan glikoz seviyesinin uzun süreli olarak düzene sokulması diyabetiklerin etkili kontrolünde gereklidir. Tip 1 diyabette glikoz düzenlenmesi; düzenli glikozun değerlendirilmesi, kişiye uygun diyet, egzersiz ve uygun insülin ilaç tedavisi yolu ile elde edilir.

Tip 2 diyabetlilerin yaşam tarzlarında yapılacak köklü değişiklikler, uygun diyet, vücut ağırlık kontrolü, egzersiz ve insülin ya da ihtiyaç duyulursa ağızdan alınan ajanlar yoluyla elde edilir.

Stresle baş edebilmek için kombine bir diyet, vücut ağırlık kaybında ve kontrolünde uygun egzersiz programı, kardiyorespiratuvar fitness, insüline ihtiyacın azalması, özbenlik ve kişisel imajın gelişmesi ve daha yaratıcı faktörlerin bir arada olması gerekir.

Egzersiz ve Tip 1 Diyabetikler

Glikoz seviyesinin kontrol edilmesinde egzersizin rolüne yeterince değinilmemiştir. Buna rağmen, Tip 1 diyabetli kişiler düzenli yapılan fiziksel aktivite programı ile kendi fonksiyonel kapasitelerini geliştirebilir , KAH risklerini azaltabilir ve insülin reseptör duyarlılığını arttırabilir.

Egzersiz ve Tip 2 Diyabetikler

Tip 2 diyabetin kontrolünde rolü büyüktür, çünkü hem vücut ağırlığını azaltır hem de kolestrolü düşürür. Aşırı kan şekeri yükselmesi ile, kandaki yağ oranının artışı vücut için önemli enerji kaynağı haline gelmiştir. Kandaki yağ oranının normalden daha yüksek seviyede olması diyabetlileri kalp hastalıkları sıralamasında önemli risk konumuna getirmiştir.

Diyabet İçin Egzersiz Önerileri

Diyabetli hastalar, bir egzersiz programına başlamadan önce; ilaç tedavisi, egzersiz ve diyet programı geliştirmek için doktoruyla ya da diyabet merkezleri ile konuşmak zorundadırlar. Tip 1 diyabet için temel amaç glikoz seviyesini daha düzenli konuma getirmek ve kalp hastalıkları riskini azaltmaktadır.

Egzersize başlamadan önce; egzersizin süresi, enjeksiyonun yapıldığı zaman ve enjekte edilen insülinin dozajının düzeni korunabilsin. İdeal olanı, diyabet hastalarının her gün benzer egzersizleri yapmaları ve bir saat içinde tüketilen yemeği veya aperatifi bir rutine bağlamalarıdır.

Tip 2 diyabet hastalarının %80’inin aşırı kilolu olmasından dolayı, bu hastalara yönelik uygulanan egzersizde birinci hedef; vücut ağırlığını kontrol altına almak ve ağırlık kaybı sağlamaktır. Diyet ve egzersiz yoluyla ağırlık kaybederek, ağız yolu ile aldıkları ilaç miktarını azaltabilirler.

Tip2 diyabet hastaları için uygulanan egzersizde, birinci hedef enerji harcamak olmalıdır, bu ise iyi uzun süreli egzersizle elde edilir. Egzersizin süresi genelde uzun olduğundan, yoğunluğu daha düşük tutulmaldır.

1- Diyabetli hastalardoğru insülin dozajını belirlemek için kan şeker seviyelerini sık sık kontrol ettirmeli ve doktorlarıyla görüşmelidirler.

2- Diyabet hastaları hipoglisemi gelişmesi olasılığına karşı, her zaman yanlarında hızlı etki gösterecek karbonhidratlı yiyecek taşımalıdırlar.

3- Egzersiz esnasında birincil olarak kullanılacak kas grubuna insülin enjekte etmeyiniz, çünkü çok çabuk absorbe olacak ve hipoglisemi olarak sonuçlanacaktır.

4- Daha iyi kontrol için, diyabetli olan kişiler her gün aynı saatte egzersiz yapmalıdır.

5- İnsülin aktivitesinin en üst seviyede olduğu dönemlerde egzersiz uygulamalarından kaçınınız.

6- Uzun süren egzersizler de ve egzersiz öncesinde karbonhidrat içeren bir aperatif tüketiniz.

7- Diyabetli kişiler ayaklarına çok iyi bakmalıdırlar ve herhangi bir kesik, su toplanması veya enfeksiyon riskine karşı düzenli kontrol etmelidir. Kaliteli spor ayakkabıları kullanması da çok önemlidir.

8- Doktorlar genellikle hastalarını, egzersiz öncesi ve sonrası kan şeker seviyesini kontrol etmeleri için bilgilendirmektedirler. Eğer egzersiz öncesi kan şekeri 100Mg’ın altında ise, egzersiz kısa kesilmelidir. İlave karbonhidrat tüketilmesiyle egzersiz yapılabilir. Hatta egzersiz, eğer egzersiz öncesi kan şekeri 300 Mg’dan daha yüksek ya da üriner ketonların oranının 240 Mg’dan daha yüksek ise kısa kesilmelidir.Kişinin kan şekeri kontrol altına alınana kadar, egzersiz ertelenmelidir.

Tavsiye Edilen Örnek Egzersiz

Modu

Yüzme, bisikler ve yürüyüş gibi dayanıklılık aktiviteleri

Yoğunluğu

%60’lık kalp atım rezervini, yavaş yavaş %60’tan %70’e arttırmalısınız

Sıklığı

Haftada dört ve yedi gün arası yapılabilir.

Süresi

Tip 1 diyabet hastaları, her seansta 20 dakikadan 30 dakikaya kadar çalışma sürelerini yavaş yavaş artırarak çalışmalıdırlar. Tip 2 diyabet hastaları ise 40 dakikadan 60 dakikaya kadar kademeli olarak egzersiz sürelerini arttırmalıdırlar.
Saygılarımla

Yazar ; Oğuzhan Hüseyinoğlu

T.C. Anadolu Üniversitesi Spor Yöneticiliği / / T.C. Vücut Geliştirme ve Fitness Federasyonu Fitness Antrenörü / / T.C. Cimnastik Federasyonu Pilates & Reformer Antrenörü / / European Register Of Exercise Professionals Personal Trainer / / American Council on Exercise Personal Trainer / / Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı İlk Yardımcı Sertifikası / / International Spinning Acamdemy Master Trainer

Bunu Okudunuz Mu?

Kronik bel ağrısı

Bel Ağrısı ve Egzersiz

Bel sakatlıkları, burkulma ve zedelenmelerde dahil olmak üzere, 45 yaş altı insanlar için bir numaralı …

Bir Yorum

  1. çok teşekkür ederim hocam elinize sağlık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir