Cumartesi , 25 Mayıs 2019
Manşet
Home / Branşlar / Okçuluk / Okçuluk Tarihi

Okçuluk Tarihi

İnsanlık tarihi boyunca savaşlarda silah olarak okun kullanışmış olması okçuluk tarihi araştırmalarının çok eskilere dayanmasında etkili olmuştur. Yapılan Arkeolojik çalışmalar neticesinde Mısır’da milattan önce 5000 yılında okun avlanma amacı ile ortaya çıktığı söylenmektedir. Ancak okun ortaya çıkması 25 bin yıl öncesine dayanmaktadır.

M.Ö 1500 yıllarında Asurlular tarafından yayın da geliştirilmesi ile atıcıya büyük kolaylık sağlanmıştır. 16. ve 17. Yüzyıllarda İngiltere’de ilk okçuluk dernekleri kurulmuştur. Bunun ardından okçuluk tarihi 19.yy’da Kanada, ABD ve Avustralya’ya yayılmıştır. 20.yy’ın başlarına gelindiğinde ise okçuluk bir spor olarak kabul edilmeye başlanmıştır.

Eski Türklerin okçuluk anlayışı ile uygulanışının bir uzantısı olarak Osmanlı Türklerinde de okçuluk görülmüştür. İlkel dönemlerde hayatta kalma mücadelesinin en önemli göstergesi okçuluk tarihi olmaktadır.

Eski dönemlerde savaş malzemeleri konusunda sıkıntılar yaşandığı dönemlerde okçuluktan büyük destek alınmış ve artık okçuluk çok önemli savaş aracı haline gelmiştir. Ateşli silahlar çıkarak yayın ve okun tahtını sarsana kadar en çok aranan silah olarak özelliğini korumuştur.

 

 Okçuluğun Gelişmesi

 

           Okçuluk tarihi çok eskilere dayanır. Türklerde M.Ö 5000 yıllarında okçuluk başlamış ve okçuluğun ilk kuralları Oğuzlar ile gerçekleşmiştir. İncelenen Türk oklarının ortalarının kalın, baş ve sonlarının ince, esnek ve düz olduğu görülmüştür. Ayrıca okların kozalaklı ağaçlar ile yapıldığı belirlenmiştir.

Dünya’da ilk okçuluk kulübü Osmanlı dönemine aittir. İlk defa Fatih Sultan Mehmet tarafından sunulan arazi üzerinde, Sultan 2. Beyazıt tarafından kurulmuş olan tekke ile hüviyetine kavuşmuştur. Bu tekke ise İngiltere’de kurulmuş olan ve ilk okçuluk kulübü olarak bilinen kulüpten 100 yıl önce tarihin en önemli okçuları yetiştiriliyordu. Yaklaşık olarak 5 bin yıllık bir okçuluk tarihi vardır. Ata sporu olarak görülen okçuluk son 550 yıl öncesinde Okçular Tekkesinde gelişmiştir. Bu tekke halen Okçular Vakfı bünyesinde devam etmektedir.

 

 Okçuluğun Spor Olarak Gelişmesi

 

Ateşli silahların yaygınlaşması ile Doğuda ve Batıda savaş alanlarından silinen okçuluk, eğlenceli ve zor bir iş olduğu için spor olarak geliştirilmeye başlanmıştır. Varlığı bu şekilde koruyan okçuluk günümüze kadar gelmiştir.

 

Batıda spor dalına 16.yy başlarında dönüşen okçuluk İngiliz Kralı olan VIII. Hennry sayesinde ilk gelişmesini göstermiştir. Bu anlamda ilk okçuluk derneği 1537 yılında George kralı emri ile kurulmuştur. 1545 yılında ise Roger Ascham tarafından okçuluk adına bir kitap yazılmıştır. Zamanla okçuluk dernekleri kurularak bu spor dalı daha da geliştirilmeye başlanmıştır.

 

Kuzey Amerika bölgesinde ilk göçmenlerin gelmesi ile beraber eski dünyanın yay ve okçuluk bilgileri daha da ileri seviyeye ilerlemiştir. Kısa süre içerisinde hedef okçuluğu da çok sevilen bir sistem olarak yayılmaya başlamıştır.

 

1904 yılından sonra Olimpiyat Oyunlarında okçuluk dalında bayanların müsabakaları da eklenmiştir. Resmi olarak ilk defa 1900 Paris Olimpiyatlarında oynanan okçuluk zamanla daha da gelişmiştir. Bu gelişmeden sonra 1904 yılında St. Louis ile 1908 yılında İngiltere Olimpiyatlarında yer almıştır.

 

1920 yılında Belçika’da düzenlenmiş olan Olimpiyatlara okçuluk görülmemiştir. Bundan sonra ise 52 yıl süresince ikinci kez bir kez kayboluş yaşanmıştır. Ancak zamanla yine değerlenen okçuluk giderek gelişme göstermiştir.

Okçuluğun yeniden canlandırılması için Okçular Tekkesinde faaliyet göstermekte olan Atıcılık ve Spor Kulübü eğitmenleri, beş bin yıllık bir geçmişe sahip olan eski ata sporumuzu geliştirmek için çalışmalar yürütmektedir. Bu anlamda İstanbul2da yer alan iki tane kulüpte ciddi manada okçuluk eğitimi verilmektedir. Bu eğitim ile geleneksel okçuluğun günümüzdeki insanlara anlatılarak okçuluk tarihinin eskimeden gelecek nesillere başarılı bir şekilde aktarılması sağlanmaya çalışılmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir