Nike Tarihinin Bilinmeyenleri

 

Nike Tarihinin Bilinmeyenleri

 

Spor ayakkabı denilince ilk akla gelenlerden biri de Nike’dır. ABD merkezli bu spor ayakkabı, spor giysi ve spor aksesuarları şirketi olan Nike, dünyanın en değerli 100 markasından biridir. Her ürünün, markanın ve kuruluşun bir hikayesi olduğu gibi Nike’ın da ilham verici bir hikayesi bulunuyor. 1964’te 50 dolar ile başlayan yolculuk bugün 35 milyar dolarlık bir marka olarak gücünü hissettiriyor.

 

 Nike’ın Kuruluş Hikâyesi

 

 Hikâyemizin kahramanları Bill Bowerman parkur ve saha antrenörüdür. Phil Knight ise, Bowerman’ın öğrencisi ve orta mesafe koşucusu bir sporcudur. Bowerman boş zamanlarında ayakkabı tasarımları ve geliştirmeleri yaparak, öğrencisinin performansını artırmanın yolunu arıyordu.

 

 Bu arada Phil Knight da Stanford Üniversitesi’nde finans alanında MBA derecesini tamamladı. Tez olarak da Amerikalı üreticilerin Alman markalarıyla rekabet edebilmeleri için ayakkabıların Japonya’da üretilmesi konulu bir ödev hazırladı. Knight, hazırladığı ödeve ve bu düşünceye sonuna kadar inanıyordu. Bu nedenle, bu işi kendi yapmak istedi. Japonya’dan ayakkabı ithal edip, satacaktı.

 Adı Var Kendi Olmayan Şirket Blue Ribbon Sports

 

 Phil Knight, ayakkabı ithal etmek için Japonya’ya giderek, koşu ayakkabı üreticisi Onitsuka şirket yetkilileriyle görüştü. Şirket yetkilileri, gelen bu gencin hangi şirket için çalıştığını ve temsil ettiğini sorduklarında da Blue Ribbon Sports şirketi yanıtını alıyorlar. Halbuki ortada ne böyle bir şirket ne de başka bir şirket vardı.

 

 Knight, işletmeci ve pazarlamacı yeteneğini de kullanarak, şirket yöneticilerini ikna ederek, ABD piyasası için distribütörlük anlaşması yapıyor. Japonya’dan ilk parti mal geldiğinde, ilk önce Bowerman’a satmayı deniyor. Fakat, eski koçu bunun yerine ortak olmayı teklif ediyor. Böylece yarı yarıya ortak oluyorlar. Müthiş pazarlama stratejisiyle 1965’te satışları 20 bin dolara ulaşıyor. Fakat işler iyi giderken Onitsuka şirketi anlaşmayı feshediyor.

 

 Onitsuka Şirketiyle Yaşanan Sorunlar Yeni Marka Doğuruyor

 

 Phil Knight, kişisel çabaları sonucunda Onitsuka şirketiyle olan anlaşmasını 1969’a kadar uzattı. O yıllarda Adidas ile mücade halindeydiler. O yıllarda, yeni model arayışları da yapıyorlardı. Bowerman, yeni bir ayakkabı tasarımı yaptığında adını Aztek koydular. Fakat Adidas buna karşı çıkarak, işi mahkemeye götüreceğini söylediğinde ürünün adını Cortez olarak değiştirdiler.

 

 1969’da satışlar 300 bin dolar civarında olmasına rağmen, Onitsuka malları ya geç gönderiyor ya da yeterli mal göndermiyordu. Knight bu sorunlara çare olarak kendi markasını oluşturmaya karar veriyor.

 

 Rüyada Görülen İsim Nike

 

 Phil Knight, kendi markasını oluşturmak için isim arayışlarına başladı. Onun aklındaki isim Dimension 6 idi. Fakat, yanına ilk aldığı eski bir sporcu olan Jeff Johnson, ona Nike ismini önerdi. Bunun sebebini de bu ismi rüyasında görmesi olarak açıkladı. Nike’ın adı, Yunan mitolojisinde zafer tanrıçasının adıydı.

 Knight, Nike ismini beğenerek, bir logo tasarımı için Carolyn Davidson ile anlaşıyor. Saatlik 2 dolar karşılığında toplamda 35 dolar ücretle Nike'ın bugün halen kullanılmakta olan logosunu çiziyor. Şirket değer kazandıktan sonra Carolyn'e şirketten hisse veriliyor.

 

 Bowerman ve Knight, ayakkabı tasarımı için kendilerini tamamen bu işe adamışlardı. Öyle ki, ellerine aldıkları waffle tavası bile onlara ilham olmuştu. Nike ayakkabısının tabanını waffle tavadan esinlenerek oluşturuyorlar.

 

 Nike’ın İlk Modelleri

 

 Nike Wimbledon, Nike Forest Hill, basketbol ayakkabıları Nike Blazerve Bruin, koşu ayakkabıları Nike Cortez, Nike Marathon, Nike Boston, Nike Finland ve Nike Obori modelleri 1972’de Chicago’daki Ulusal Spor Malzemeleri Fuarı’nda görücüye çıkıyorlar.

 

 İlk sponsorluklarını atlet Steve Prefontaine ile yapıyorlar. Sıra dışı ve tasarımları sayesinde, herkes akın akın bu modellerden birini almak için yarışıyordu. Öyle ki Waffle Trainer modeli sayesinde sadece sporda değil günlük hayatta da giyilebileceği görüldü.

 

 Nike’ın bir marka olarak kabul görmesi sayesinde Blue Ribbon misyonunu tamamlamış oldu. Şirketin adı Nike olarak tescil edildi. 1976 Olimpiyat seçmelerinde neredeyse katılan her atletin ayağında Nike vardı. Satışlar 14 milyon dolara ulaşmıştı. Sürekli gelişmeyi ve rekabette önde olmayan düşünen şirket, Nike Air teknolojisiyle adını ve gücünü bir kez daha gösterdi.

 

 Akıllara Kazınan Söz: Just Do It

 

 Nike 1982’de Amerika’daki antrenman ayakkabılarının bir numaralı tedarikçisi konumunda olmasına rağmen hala sıradan bir marka olarak görülüyordu. Çünkü karşısında Adidas ve Reebook gibi dişli rakipleri vardı.

 

 1984’de Michael Jordan adına özel tasarım ayakkabılar üreterek, Jordan’a sponsor oldular. Fakat NBA yönetimi bu ayakkabıları onaylamadı. Jordan da her maç 5000 dolar ceza ödeyerek, bu ayakkabılarla maçlara çıktı. Jordan sayesinde, Nike’in popülerliği artmasına rağmen güçlü bir reklama ve algıya ihtiyaç vardı.

 İdam Mahkumunun Son Sözleri

 

 1988’de Wieden+Kennedy reklam ajansından büyük ses getirecek bir kampanya istediler. Yapılan reklam çalışmalarının hiçbiri yeterli değildi. Ajansın kurucularından Wieden’in aklına 1977’de idama mahkum edilen Gary Gilmore’un son sözleri geliyor, “Let’s do it.” Yani Türkçesiyle “Haydi yapalım şunu.” Bu sözü biraz değiştirerek, “Just do it.” Sloganına çeviriyor. Yani “sadece yap”.

 

 Bu slogan beğenilerek ilk reklam çekildi. Reklamda 80 yaşındaki Walt Stack’ın her gün 27 km koşması işleniyordu. Arka planda da beyaz renkle “Just do it.” Yazıyordu. Kampanya öyle etkili oldu ki Kuzey Amerika’da spor ayakkabı satışı on yılda %25 artarak 9.2 milyara çıktı.

 

 Spor Ayakkabıdan Giyim ve Aksesura

 

 Just do it, bir slogandan ziyade yaşam felsefesi halini almıştı. Şirket, kıyafet dizaynı, spor aksesuarlarına yöneldi. Brezilya futbol takımı, Amerika erkekler ve kadınlar futbol takımı, gibi çeşitli uluslar arası takımlarla, amatör golfçü Tiger Woods ile anlaşıyorlar. Çalışılan isimler sadece ürünü değil imajı da sattıkları için başarı çıtaları sürekli yükseldi.

 

 Phil Knight 2007’de Nike CEO’luğunu bıraktığında satış konusunda Adidas’ın çok önündeydiler. Nike, azim, ileri görüşlülük, kriz yönetim başarısı, işletme inovasyonu bakımından örnek bir başarı hikayesi olarak yeni girişimcilere ilham kaynağıdır diyebiliriz.

 

Bültenimize E-Mail & SMS ile kayıt olun.

Gelişmelerden haberiniz olsun !

Bu site TozSoft E-Ticaret sistemleri ile hazırlanmıştır